AMBER, EFSANELERİ YARATAN MATERYAL

Amber, insanlık tarihi boyunca zihinlerde yer etmiştir. Bu sebeple antik mitler, Güneş Tanrısı'nın oğlu Phaeton'un ölümünden sonra, acılı kız kardeşlerinin kavak ağaçlarına, gözyaşlarının ise ambere dönüştüğünü anlatır.

Bu efsanelerde bir gerçeklik payı vardır. Yaklaşık 45 milyon yıl önce, şimdiki Baltık toprakları tropik ormanlar ile kaplıydı.Toprak altında üç farklı materyal rezervi birleşerek, dönüşerek amberi oluşturur. Amber, genellikle açık veya altınımsı sarı renktedir ve güneşi anımsatır. Bazen karanlık bazen aydınlık, ama daima güzelliğini ortaya çıkaran sıcak bir renge sahiptir.

İnsanlığın en erken zamanlarından beri amber, bir mücevher olarak kullanılmaktadır. Avrupa'da 17. ve 18. yüzyıllarda amber, neredeyse yalnızca Brandenburg-Prusya Prensleri ve Krallarının elinde bulundurdurğu ulusal bir hazineydi. Ürettikleri sanatsal ürünler ve abartılı devlet daireleri arasında, Prusya Kralı I. Friedrich Wilhelm'den Çar Peter'e geçen ünlü Amber Room (Amber Oda) yer almaktadır.

AMBER İŞLEME SANATI

Geniş kapsamlı bir yaratıcılık sunan çeşitli renkleriyle amber, her zaman sanatçılara,zanaatkarlara ve mimarlara muhteşem ürünler tasarlama konusunda ilham kaynağı olmuştur.

Bu ürünlerin en başta geleni şüphesiz efsanevi Amber Oda'dır. 1701 - 1711 yılları arasında Prusya Kralı I. Friedrich, Odanın paha biçilmez duvar panellerini tasarlamak için o dönemin en ünlü amber ustalarını getirtti. "Dünyadaki en pahalı duvar kağıdı" ile neredeyse devletin maliyesini çökertiyordu.

Daha sonra, oğlu ve varişi I. Friedrich Wilhelm Büyük Peter'e, hediye olarak Amber Oda verdi. 1755 yılında, bu mimari şaheser, İtalyan mimar Bartolomeo Rastrelli tarafından St. Petersburg'daki Catherine Sarayı'na yerleştirildi ve "dünyanın sekizinci harikası" olarak anılmaya başlandı.

Amber Oda, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kayboldu. Bu eseri eski şaşaalı haliyle yeniden tasarlamak için, Rusya'nın en iyi sanatçıları ve mimarları seçildi. Catherine Sarayı'nın müze atölyesinde, eskinin karmaşık sanatsal işleme ve üretim yöntemlerinin yeniden canlandırdılar ve sonunda Amber Odayı göz alıcı bir şekikde yeniden oluşturdular.

İNCE EL İŞÇİLİĞİ 

Yeni dolma kalemde hemen dikkati çeken noktalar, birinci sınıf el işçiliğini ve teknik çalışmalayı yansıtan gövde üzerindeki amber halkalardır.

Bu işçiliği, Amber Oda'yı yeniden tasarlayan sanatçılardan başkası yapamazdı! Bu dolma kalem, atölyenin baş ustası ve şefi Boris Igdalov tarafından tasarlamış olup, Igdalov, Amber Oda'nın sanatsal iç yüzeyi ve oymalarının ayrıntılarındaki ustalık ve aşk ile yarışan yeni bir sanat eseri tasarlamıştır.

AMBERDEN YAPILAN DOLMA KALEM

Tüm amber halkaşar, tek tek işlenmiş, parlatılmış ve etrafındaki platin halkalar ile kombine edilmiştir.

Platin kapak ve amber gövde arasında bütünüyle gözler önüne serilen mükemmel bir uyum bulunuyor: birinde değerli metal, diğerinde "organik" bir mücevher taşı, birinde hiç bitmeyen bir şıklık, diğerinde sıcak renkler, birinde teknik bir berraklık, diperinde ışıltılı bir hava.

Bu etkileşimin yanı sıra, temel olarak her bir dolma kaleme özel bir dğer katan (arkadaşlarınız ya da kendiniz için ideal bir hediye) yüksek kalitede el işçiliği, amber halkaların kendilerine has dokusu ve farklı renkleridir.

YÜKSEK KALİTEDE SUNUM

Yılın Kalemi 2004…

Her biri ayrı ayrnı numaralandırılan yazım gereçleri, "amber" bir göz içeren özel bir ahşap kutuda değerli bir broşür ile birlikte sunulmaktadır.

Bu sertifikada, kalemin St. Petersburg amber atölyesinde ve yalnızca sınırlı bir süre için üretildiğini gösteren Boris Igdalov'un imzasını içeriyor.

AYRINTILARDAKİ OLAĞANÜSTÜLÜK

Dikkatlice, elde yerleştirilen, 18 karat iki renkli altın uç, M, B ve F kalınlıklarında bulunmaktadır. Sağlam metal yaylı klips, kalemin çepte sıkıca durmasını sağlar. Amber iç yüzeye sahip platin kaplı kapak, piston mekanizmasının parçasını korur.